Youtube
Instagram
Facebook
Linkedin
Twitter
Flickr

Öğrencilerimiz sorumluluk sahibi!

Öğrencilerimiz sorumluluk sahibi!

 

Öğrencilerimiz sorumluluk bilinciyle, rehber öğretmenimiz ve hemşiremizin hazırladığı Asfen bültenini sevdiklerine, komşularına, arkadaşlarına dağıttılar. Bu anları fotoğraflandırdılar biz de bu güzel kareleri Facebook hesabımızdan paylaştık. Fotoğrafları görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

<p>&nbsp;</p>

Bültenimiz size ulaşmadıysa aşağıda içeriğine bakabilirsiniz.


 

Kişisel Hijyen

 

3-6 yaş grubu

Çocukların öz bakım becerileri:

Çocuğun gelişim dönemine uygun olarak yapabilmesi beklenen, kendi bakımı ve yaşamını başka kişilerin yardımına ve varlığına ihtiyaç duymadan sürdürmesinin sağlayan kişisel bakım becerilerininin tamamına özbakım becerileri denir. Özbakım becerilerini kazanmak bireyin bağımsız, yeterli ve kendine güvenen bir kişi olmasında önemli bir yere sahiptir. Anne ve babalara nasıl bir çocuk yetiştirilmek istendiği sorulduğunda “Kendi ayakları üzerinde durabilen bir evlat” cevabıdır. Kendi ayakları üzerinde durabilmesi için kişinin ayaklarını farketmesi ve kullanma becerilerini geliştirmesi bir gerekliliktir. 

36-48 aylık çocukların kişisel hijyen açısından özbakım becerileri:

* Dişlerini yardımla fırçalar.  

* Saçlarını yardımla tarar.

* Tuvalet gereksinimlerini yardımla karşılar.

48-60 aylık çocukların kişisel hijyen açısından özbakım becerileri:

* Saçlarını tarar.  

* Elini yüzünü yardımsız yıkar.

* Dişlerini fırçalar.

60-72 aylık çocukların kişisel hijyen açısından özbakım becerileri:

* Dişlerini fırçalar.  

* Vücudunu yıkar.

* Tuvalet gereksinimini tek başına karşılar ve gerekli temizliğini yapar.

Yaşamın ilk altı yılı, yemek yeme, temizlik, giyinme-soyunma, vb. Becerilerin “Temel Alışkanlıklar”a dönüşmesi açısından oldukça önemlidir. Toplumda ağırlıklı bireyler, özbenini sever ve nitelikli bir statü edinir ise başarıya ulaşır. Bu bilinç en çok okul öncesi çağda kazandırılmalıdır. Sizlerin, çocuklara sağlıklı kişilik oluşturmalarında temel olan özbakım becerilerini kazandırmada katkınız, model olmanız, çevresini eğitmeniz, onların yaşamlarına en büyük armağandır.

<p>&nbsp;</p>

Okul çağı

Kişisel temizlik önlemleri bulaşıcı hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalığı önlemektedir. Kişisel temizliğin parçası olan el hijyeni ise mikroorganizmaların yol açtığı enfeksiyöz hastalıkların engellenmesinde en etkili yoldur. 

Kişisel temizlik çeşitleri: 

1) Banyo: Deri yüzeyinde bulunan mikropların, yağların, kirlerin, ter ve diğer bileşiklerin uzaklaştırılması, dökülen yüzeysel hücrelerin atılması için yıkama işlemi gerçekleşmelidir. Banyo yapmayı bazı çocuklar çok severken bazılarının hoşuna gitmeyebilir. Yada yıkama anında korkuyla karşı karşıya kalabilir. Bu durumlarda çocuğu zorlamak o alışkanlığı kazandırmak yerine aksini yaratabilir. Bu yüzden ebeveynler sabırlı olmalı, sakin olmalı, çocuğun sevebileceği ve uygun oyuncaklar kullanılabilir.

2) Kulak temizliği: Kulak temizliğinde kulak arkası unutulmamalı, kulak içine herhangi bir cisim sokulmamalıdır. Dış kulak yolunun edelenmesi tehlikeli iltihaplanmalara yol açabilmektedir.

3) El yıkama: El, en çok kullanılan, kolayca mikrobun vücuda ve başkalarına bulaşmasını sağlayan organdır. Çocuk için, el yıkama en temel temizlik ihtiyacıdır. Çocuklarda el yıkamada örnek olunmalıdır. Renkli ve figürlü sabunlar, hayvan yada çizgi film karakterlerli sabunluklar, resimli aynalar, süslü havlular kullanarak el yıkama isteğini eğlenceli bir şekilde arttırılmalıdır.

4) Yüz temizliği: Her sabah yataktan kalkınca yüz su ile yıkanmalıdır. Cilt kuruluğuna neden labileceğinden sabun çok tercih edilmez. Yüz yıkamadan önce kış aylarında uzun kollu giysilerde kolların geriye çekilmesi sağlanmalı, eller sabunla temizlenmelidir.

5) Burun temizliği: Burunda tıkanıklık varsa lavobada 

temizlenmeli, işlem bittikten sonra el sabunla yıkanmalıdır.

6) Ayak temizliği: Ayaklar çorap ve ayakkabı içinde terlediğinden, 

hergün düzenli olarak yıkanmalıdır. Her yıkamadan sonra parmak araları iyice kurulanmalıdır.

7) Saçların temizliği: Sağlıklı saçlara sahip olmak için düzenli bir şekilde yıkamak gerekmektedir. Normal saçın haftada en az bi kez yağlı saçların ise daha sık yıkanması gerekmektedir.

8) Anal bölge temizliği: Sağlıklı bir insanda idrar mikrop içermez ancak dışıkda bakteriler bulunur. Bu nedenle dışkılama sonra temizlik oldukça önemlidir. Kız çocuklarında dışkılama sonrası temzlik önden arkaya doğru yapılmalıdır. Ellere mikrop bulaştırılmaması için doğruda el kullanılmamalıdır. Kirli kalmayıncaya kadar her seferinde kuru temiz tuvalet kağıdıyla daha sonra yine el değdirilmeden fışkıran suyla yada ıslatılmış kağıtla daha sonra da kuru tuvalet kağıdıyla bitirimelidir.

Sağlıklı okul için, olumlu bir çevre geliştirmenin yanında okul ile ilgili olan herkesin paylaştığı benimsediği sağlık kültürününde geliştrilmesi gereklidir. Bu kamsamda okulumuzda sağlık seminerleri bu seviyede etkili olabileceği düşünülmüştür.

Okullar öğrencilerin yaşamlarında önemli yıllarını geçirdikleri kurumlardır. Bu alanda düşünüldüğünde öğrencilerin hem iyi bir eğitim öğretim alması hemde sağlıkla ilgili bilincin kazanmasında önemlidir. Bizim amacımız bu seminerlerle öğrecilerimizde bu bilinci oluşturabilmektir. 

 

Ayşe Kurtoğlu - Okul Hemşiresi


 

Sorumluluk

Çocuklarımızın sorumluluk duygularının gelişmesi bir anda oluşabilecek şeyler değildir. Bu bakımdan yaşamın ilk yıllarından itibaren çocuğa sorumluluk duygusu yavaş yavaş aşılanmalıdır. Kuşkusuz burada anne baba devreye girmektedir. Nitekim sorumluluk bilinci önce ailede daha sonra çevreden öğrenilen ve sonrasında ise geliştirilen bir kazanımdır. 

Şimdi sorumlulukla ilgili genel bilgilere kısaca bir göz atalım: Sorumluluk; kurallara uyma, seçim yapabilme ve yaptığı seçimin sonuçlarına katlanabilme, başka insanların haklarına saygı gösterebilme şeklinde tanımlanabilen geniş bir kavramdır. 

Çocuk gelişiminde hedeflenen en önemli sorumluluklar kendi ayakları üzerinde durabilme, özgüven sahibi olma, kendine güvenen bir birey olma kazanımları yani çocuğun kişilik gelişimini destekleyen davranışların kazanılmasıdır. 

Sorumluluk sahibi çocuklar; yaş dönemlerine uygun olarak kendi kararlarını kendileri alabilir, kendilerine güven duyar, görevlerinin farkında olmalarının yanı sıra bu görevlerini yerine getirirken sıkıntı yaşamazlar, başkaları ile kendi sorumlulukları arasındaki ayrımı da yapabilirler.

Peki yukarıda belirtilen yaş dönemlerine uygun özellikler nelerdir? 

Bir çocuğa sorumluluk verirken çocuğun yaşına, bulunduğu gelişim dönemine uygun sorumluluklar verilmelidir. Çocuğa yaşından beklenilen düzeyin altında sorumluluk vermek abartılmış özgüvene, yaşının çok üzerinde sorumluluk vermek ise özgüven kaybına neden olur.  

3-4 Yaş Çocukların Alabileceği Sorumluluklar 

Ebeveynin gözetiminde tek başlarına sofrada yemek yiyebilirler. El-yüz temizliği, diş fırçalama gibi öz bakım becerilerini yerine getirebilirler. Oyuncaklarını toplayabilirler. Anne babanın ufak getir götür işlerine yardımcı olabilirler.

5-6 Yaş Çocukların Alabileceği Sorumluluklar 

Kendi başlarına giyinip soyunabilirler. Ayakkabı bağcıklarını bağlayabilirler. Telefona cevap verebilirler. Ufak tefek işlerde (toz almak, sofra kurmak/kaldırmak gibi) ebeveyne yardım edebilirler. 

7-9 Yaş Çocukların Alabileceği Sorumluluklar 

Okul çantasını kendisi hazırlayabilir. Okul araç gereçlerini muhafaza edip, onları koruyabilir. Okul kurallarına, uyuma saatlerine uyabilir. Alışverişe yardım edebilir, eşyaların taşınmasına yardımcı olabilirler. Kendi başlarına, banyo yapabilirler. Kendi ilgi alanlarına uygun kitaplar seçebilirler.

10-12 Yaş Çocuklarının Alabileceği Sorumluluklar 

Kendi başlarına alışveriş yapabilirler. Doğum günü, anneler günü gibi özel günlerin takibini yapıp, kendi başlarına özel günle ilgili planlar yapabilirler. Bitki ve evcil hayvan bakımı üstlenebilirler. Çeşitli ilgi alanlarından kitaplar okuyup özetlemesini yapabilirler.

13-15 Yaş Çocuklarının Alışabileceği Sorumluluklar

Kendi haklarına sahip çıkabilir ve diğer insanlara ait haklara saygılı olabilirler. Yardım gereken işleri yapmayı kendileri teklif edebilirler. Ebeveyn meşgulken kardeşleriyle ilgilenebilirler. Evde tek başına kalabilir.   

Toplu taşıma araçlarını tek başına kullanabilirler. Para biriktirip bütçe hesabı yapabilirler.

Her yaş dönemi farklı özelliklere sahiptir. Unutmamalıdır ki her çocuk bireysel farklılıklarından dolayı belirtilen özelliklerin azı ya da fazlasını gerçekleştirebilir.

Sorumluluk duygusunun gelişmesi için insanın sorumluluk alabileceği bir ortamda yetişmesi gerekir. Kişinin yetiştiği ortamda, kendisi için seçim yapma ve yaptığı seçimin sonuçlarından sorumlu olma fırsatı verilmemişse, sorumluluk duygusu gelişemez (Cüceloğlu, 2002: 211). 

Anne-baba olarak çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren sorumluluk kazandırmak en temel görevimiz olmalıdır. Çocuklarımızın topluma uyum sağlayabilmesi ve kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak yetişebilmesi için sorumluluk duygularının da gelişmiş olması gerekmektedir. Çoğu zaman anne ya da baba, bazen de her ikisi birlikte çocuklarının yanlış kararlar alabileceği endişesini taşıyarak, çocuk adına karar verirler. Hangi kıyafetleri giyeceği, harçlıklarını nerede, nasıl harcaması gerektiği, yemekte neler yemesi gerektiği gibi gündelik hayatta önlerine çıkan seçeneklerde çocuk adına kararlar vermek sorumluluk duygusunu geliştirmez. Aksine çocuğa seçenekler sunulmalı, seçimi çocuğun kendisi yapmalıdır. Ebeveyn olarak çocuklarımıza, onların yapabilecekleri her şeyi yapmalarına fırsat vermeliyiz.  

Çocuklarımızın üstlenebilecekleri sorumlulukları başarabilmeleri için ortam yaratmalı ve onları desteklemeliyiz.  

Çocuğun yerine getirdiği doğru davranışları devam ettirebilmesi için olumlu pekiştireçler kullanmalıyız. Böylelikle çocuk pekiştirilen davranışı daha çok yapmak isteyecektir.  

Çocuklara sorumluluk bilincini kazandıracak davranışlarda rol model olduğunuzu unutmamak gerekir.  

Örneğin; kitap okuma alışkanlığı kazandırılmak istenen bir çocuğa sizler de evde kitap okuyarak model olabilirsiniz.  

Çocuğun yapacağı davranışı gerçekleştirmesine olanak sağlamalıyız.

Örneğin kendi ayakkabılarını bağlamasını öğrenmesi için çocuğa yeterli zaman verilmelidir.  

Evde birden fazla çocuğunuz var ise görev paylaşımı yaparken adil olmalı, görev paylaşımı yaparken de çocuklar arasındaki yaş farklılıkları mutlaka dikkate alınmalıdır.  

Çocuk sorumluluklarını yerine getirmeye pek istekli değilse, ceza vermek istenmedik davranışa neden olmayacaktır.  

Çocuk, sorumluluklarını yerine getirip, üzerine düşeni yaptığında ise onu sözel pekiştireçlerle ödüllendirirsek, “aferin”, “çok güzel olmuş”, “eline sağlık” vb… davranışın yerleşmesine de katkıda bulunmuş oluruz.  

Değerli velilerimiz; çocuklarımızın en önemli ihtiyaçlarının koşulsuz sevgi olduğunu, sorumluluk kazandırmanın bir anlık değil uzun bir süreç gerektirdiğini ve bu süreçte çocuklarımıza destek olacak en önemli kişilerin öncelikle sizler olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.  

 

F.Burcu Bozik - Psikolojik Danışman

Geri Tuşu